O sabahların alarmı genellikle telaşla çalıştırılan elektrik süpürgesi. Veyahut her zamankinden daha sert kapatılmış dış kapıdır. Abim bugünün bayram olduğunu farkettirmek ve hala varsa uyuyan bırakmamak için daha bir kuvvetli çeker kapıyı bayram namazına giderken. Eş zamanlı olarak da bir start verilmiş olur bu gümbürtüyle evde. Son temizlikler,son kontroller yapılıp,her şey yerli yerine konur. Çay dolu demlik ocağa, en beyaz örtü masaya,kahvaltılıklar sofraya,şeker ve madeni paralar kapının yamacındaki portmantoya... Ardından bayramın en şıkı kim olacak içten içe bilinse de her yaştan ev ahalisinde hummalı bir hazırlık gözlenir. Elbiseler,makyajlar... ''Ah kapı çaldı! Daha rujumu sürmedim.'' Başka bir ses:'' Ben aynaya bile bakamadım. Hadi boşalt şu banyoyu artık.'' Ve herkesi huzura erdiren o ses:''Telaş yapmayın. Mahallenin çocukları gelmiş.''
Neyse herkes hazır mı? İyi,çünkü artık geldiler. Önce dayım geçer eşikten ,ardında evimizin erkekleri. Biz de-evin bayanları olarak-yaş sırasına göre- dizilmişizdir çoktan kapının etrafına. Sıcak gülümsemeler,içten kucak açışlar ardından bayram tebrikleri veeeee tabiki bayram harçlığı...(teyzoşum bu yazığı okuyorsan bu bayram da sırayı değistirmemenizi temenni ederek devam ediyorum:)) Şimdi kahvaltı vakti. Önce beyler ve çocuklar. E aristokrat olamasak da ataerkil aileyiz vesselam. Sıcak yuvamın fedakar kadınları nefislerine yazmıştır ''önce sevdiklerim sonra ben'' ilkesini. Bir yerlerde fedakarlığın haktan vazgeçmek olması sebebiyle ilerki zamanlarda pişmanlık doğurabileceğini okumuştum. Lakin ben her tabağımızı dolduruşunda benim elim değil Ayşe Ana'mızın eli olsun diyen kadınların gözlerinde hiç bunu anlatan bir ibare görmedim. Ya da onlar kan kustular kızılcık şerbeti içtik dediler. Ben ise göremedim.
Sağ kulağıma baskı yapan birkaç kelime işitirim. ''Çayım bitti kızım. Hani nerde yenisi? Peynir bitmiş. Niye dolmuyor bu tabak ben farketmeden? Yok yumurta fazla kaynamış. Söyle bakayım kaça kadar saydın?'' İşte evin reisi hemşo sahnede. Dedemli bayramları çok net hatırlamıyorum ama muhtemelen vefatından kalan boşluğunu dolduruyor. Nerden mi anlıyorum? Dedem de çocuklarını eşoğleşek diye severmiş. Aynı dayımın çatık kaşlarla katı emirler yağdırmaya çalışırken içleri gülen kara gözlerinde sevgi dilince mealinin alt yazı geçmesi gibi. Canım ailem diyor. Ne mutlu bize,yine biraradayız.
Gülüş,patırtı,eski ramazanların 5897. kez anlatımı gırla devam ederken - ha bir de dayımın henüz çocuk yaşta iki elinde iki güğüm mahalle mahalle dolaşıp süt sattığını anlatışı-baylar kahvaltıyı bitirip salona geçmişler. Nihayet kahvaltı sırası bayanlarda. Hadi afiyet olsun!
Yavaş yavaş misafirler de teşrif ediyor. Hoş sohbetler birbirini izliyor,yeni haberler alınıyor peşi sıra. Şaşılıp,kah sevinip kah üzülünüyor amma velakin bir bayram da her bayram gibi böyle dostane, böyle sevgi dolu sürüp gidiyor...
Bizde misafirlik senfonileri gündüz halledilir ki akşamlar aileye kalsın. Bir gece hariç. -yoğun istek üzerine- Ömerler'imiz vardır meşhur. En olmadık akşamın en olmadık saatinde oğluyla bayram ziyaretine gelir. Anlatır,anlatır,anlatır,tüm derdi sıkıntıyı attıktan sonra da hadi bana eyvallah der çeker gider. Olsun biz artık onu da bayram ritüellerimiz arasına aldık. Gelmediği zamanlar başına birşey gelmiş olma ihtimalini düşünüp endişelenir bile olduk.
Ve bayramın son günüdür. Herkes yavaşça çekilir. Evli evine,köylü köyüne... Artık boş evde hoş bir seda kalır,baktıkça hatırlanacak,andıkça mutlu olacak. Canım anneannem de bununla avunur. Birkaç gün de olsa çocuklarını birarada,mutlu,huzurlu görmektir tek gayesi. Onca kişiye hizmet edebilmek için harcadığı nice çabanın getirisi yorgunluk çoktan unutulmuştur. Şimdi olsun,yine yapar tepsi tepsi kol böreği. Böreği fırına verirken sıcacık yüreği... Ağzında yine '' Benim değil Ayşe Anamız'ın eli''
Siz hiç;
-Guguuuucuk!
-Guguuuucuk!
-Nerdeeeesin?
-Burdaaaayım.
-Ne yaaaaptın?
-Bal dööööktüm.
diyen 2 kumru gördünüz mü? Ben gördüm. Bu yazı gözlerime gör diyen annelerin annesine bendenizden armağandır. Biline...
12 Eylül 2007 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
10 yorum:
bütün anneanneler öledir dimi ays ım...şarkıda da dedii gibi onlar olmasaydı sewgileri olmasaydı ne biz büyüyebilirdik ne de bayramlar bu kadar tatlı geçerdi:)
yine çok güzel yazmıssın ays ım,kalemine sağlık...
Çok güzel yazmışsın Ayşem ellerine sağlık. Yazmaya devam etmelisin. Ömerleri yazmayı unutma ÖPTÜM CAHİDE
Birçok insana "bayramda ne yapacaksın" diye sorulduğunda;"dur bakalım gazetelerin tur ilanlarını hatmetmem gerekiyor" derler. Kapılarına kilit vurup çeker giderler. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hazırlık telaşları, içten kucaklaşmaları, "bir başka bayrama inşallah" deyip erteleyenlerin okumasını dilerim.. yüreğindeki odan dolu olsun..
ayşegül kitap çıkarmayı düşünürsen haberim olsun prodüktörün ben olucam :)
DAYININ SÜT SATTIĞI KÜLLİYEN YALAN.BAYRAM SABAHI KÜÇÜK TEYZENİN GELİŞİNİ AYRINTILI YAZMALIYDIN BENCE.YAZILARIN HARİKA SONUNA KADAR DEVAM.BENCE İYİ BİR YAZAR GELİYOR...KÜÇÜK ENİŞTEN
harika olmuş bu bayramı sabırsızıkla bekliyorum...
prodüktörün ablası
eline, diline, yüreğine sağlık canım arkadaşım bnm. zamanın oldukça, aklına geldikçe yaz çünkü çok güzel oluyo. Kalemin elinden hiç düşmez inş
Selam Ayşegül,son iki Bayram İstanbul'da kıldık namazı.
Ama sizinle beraber olmanın ne kadar hoş olduğunu şimdi daha iyi anladım...
Sen küçük damada bakma, o yanlış biliyor.
Süt güğümü değildi onlar. Yayık ayranıydı.
Bir bardak ayranın fiyatıda 10.kuruştu.
60 lı yııların başında.
sevgilerimle.
Karakaşlı dayın:))
selam,
İki Bayram'dır İstanbul'da kıldık namazı.
Bayram namazı deyince,Alican'ın Selimiye camiinde hoca ezan okurken korkup ağlamaya başladığını bir bilsen...
Küçük damat yanlış biliyor.Süt güğümü değildi onlar.Yayık ayranıydı,60 lı yılların başı.
Bardağıda 10 kuruştu.
sevgilerimle..
cnm yahu bu tembel anama da okutalım bu yazyı börek fln yapmıo bu kadın unuttu geleneklerımızı maalesef yada en ıyısı bn sıze gelebılırmıyım bu bayrammm ;)börek bahane maksat beraber olalım demı bı edrne kaldı karstrmadımız
Yorum Gönder