5 Eylül 2007 Çarşamba

Sustukça sıra kime gelecek?

''Bütün cihanı araştırdım. Güzel ahklaktan daha güzel bir liyakat bulamadım.'' demiş Mevlana. Peki neden güzel günümün güzel yaratıkları kulak vermez bu aklı selim insana.
Birkaç arkadaşım paralarını bir aylık peşin verdikleri odalarında kalabilmek için bile yönetimden izin isteyecekler ama yönetim onlardan habersiz odalarını başkalarına da kiralamaktan utanmayacak. İşte orda biraz durup düşünmek lazım. Konuşmak lazım. Bu düzen ticari bir düzen diye maneviyattan sıyrılmak insana yakışmaz. Söylemek lazım.
Bu şikayetlerimi zat-ı ali'lerine de bildirdiğim zaman bendeniz teessüflere şahit oldum. Bu düzen böyle yürürmüş. Konuşmaya bile ne gerek varmış. İnanamıyorum karşımdaki 45 yaşında adamın utanacağı yerdeki kayıtsızlığına. Üflüyor,püflüyor. Söyleyecek haklı bir açıklaması olmadığı için bir an önce konunun üstünü kapamak istiyor ama olmaz,açtım ağzımı bir kere. Çok da haklı gerekçelerle...
Bir daha böyle bir sorunun yaşanmaması dileğiyle kapanan telefonlar düşünce kanallarımı kapamaya yetmiyor. Düşünüyorum,düşünüyorum... Acaba uzattım mı konuyu biraz? Ta Antalyalar'dan telefon açmaya lüzum var mıydı? Vardı azizim,vardı. Sen susarsan,ben susarsam kim konuşacak? İnsanoğlu doğruyu görmeden,işitmeden nasıl gelişecek? Ben yanlışı gördüğüm vakit tavrımı da koyacağım ki masaya akla karayı belli edeceğim. Bir karınca bile olsam yangına su taşıyan,olsun etrafımdakiler gülsünler bana belki sonucu değiştiremeceğim ama safımı belli edeceğim ya bu bana yeter.
Kendimi doğrunun yılmaz savunucusu bellemedim elbet. Benim de hatalarım,günahlarım oldu,olacak. Çıkarlarımı gözeteceğim bazı durumlarda aynen şimdi de olduğu gibi haklı,haksız... Ama gitmesek de görmesek de bir yerlerde bir ahlak vardı,unutmayacağım. Çünkü esaslı bir başarının temelinde de ahlak yatar. Sinsice çevirilen dolaplar günlük başarılardan kaynaklanan egoları ve kar dolu cüzdanları kabartsa da hayatı anlamlandıramaz. Güzel bir hatıra olarak kalmaz torunlara anlatılacak... Ancak çıraklarınla paylaşabilirsin bu hain planları, o da senin gibi çakallıkta usta olsun diye. Çakallığının üstün zekandan ileri geldiğini ima edersin. Belki iyi de prim yaparsın bunca rezilliğin üzerinden ama hiçbiri kalıcı olmaz. Silinir gidersin hatırlardan hiç tanınmamış gibi. Fakat senin aklında ilelebet kalacaktır dün gibi hatıratın. Ve kim olduğunu ele verecektir olaylara karşı tavrın.

2 yorum:

batu dedi ki...

bir karınca kadar olamayız çoğu zaman ve o zamanlar aklımızda bile değildir safımızı belli etmenin kıymeti. orada bizim safımız o anki değer bulduğumuz kıymettir ve çoğu zaman işte dediğim gibi efendim, bir karınca kadar olup da su taşıyamayız yangın yerine, saf belirtme niyetine. niye, çünkü bazen o yangın hoşumuza gider, çünkü ayakları üzerine kalkmış hayvanlarız hepimiz. process işlemi bir yerlerde sekteye uğruyor ve hayvan kalıbımız insan kalıbımızı örtüyor.

ben de böyle anlarda sağlam küfürler patlatıyorum işte, safımı belli ediyorum...

Adsız dedi ki...

sen gelmeden sesin gelmişti yurt kolidarlarına canım..iyki de gelmişti:)onların (sen onlara nasıl hitab ettimi bilirsin:)) hakkından ancak sen gelebilirdin..bu sene çok eğlenceli geccek walla aysım,gelmeden kudurttun milleti:)helal sana..
b de farkındasındır ben çok alıştım yazılarına,sıkılmadan okudum tek sey onlar:)sakın bırakma olu mu cnm..hade kolay gele:)